Bir Şarkının Düşündürdükleri

2011-01-07 02:49:00

Durduk yerde bir şarkı mırıldanmaya başlıyorum. Bilinçsiz bir şekilde... Yavaş yavaş sesimi yükseltiyorum ve şarkının sözlerini bilinçli bir şekilde söylemeye devam ettiğimi fark ediyorum. Gökyüzündeki yıldızlardan bahsediyor şarkı... Sitem dolu... Gökyüzündeki yıldızlardan daha yalnız olmak... Gözümün önüne bir kadın geliyor. Kızıl saçlı, güven uyandıran bakışlara sahip bir kadın... "Yok," diyorum, "bu şarkıyı bu kadından değil, başka birinden duydum." Hafızamı zorluyorum. Aykırı bir erkek ses sanatçısı geliyor gözlerimin önüne. "Evet," diyorum, "işte bu sanatçı söylüyor." Döneminin en aykırı kişiliklerinden biri... Sırf aykırılığı yüzünden hala (ölümünden sonra bile) eleştiriliyor, sırf aykırı olduğu için (sanatına bakılmaksızın) sevilmiyor. Dudaklarımın arasından şarkı sözleri çıkmaya devam ediyor. Ancak aykırı bir kişilik bu şarkıyı söyleyebilir! Yalnızlığın hüznünü ruhumda hissediyorum. Şarkıyı tekrar tekrar söylerken, yalnızlığı hatırlatan yazarlar, şarkıcılar, şairler geçiyor aklımdan. Bir film sahnesinden, bir kitaba giriyorum, bir şiirden çıkıp, bir öyküde buluyorum kendimi. Olaylar, yerler, kişiler değişiyor, fakat hissettiklerim değişmiyor. Dudaklarım hala şarkıyı mırıldanıyor, fakat tek farkla; artık göz yaşlarım da dudaklarımın açılıp kapanmasına göre yön değiştirerek, hislerimi daha da derinleştiriyor. Kim demişti, ben ne zaman yalnız kaldığımı bilmiyorum, her zaman yalnızdım onu biliyorum, diye. Kalabalıklar etrafında yalnızlığını unutan şair kimdi; Murathan Mungan mı? Yalnızlığın Senfonisini kim yazmıştı? Bir anda Oğuz Atay'ın bir öyküsünde buluyorum kendimi. “Korkuyu Beklerken” yalnızlığım d... Devamı

Düşbükeyler -IX-

2009-08-06 22:57:00

özlem -VII- hiç yaşanmamış bir hayatve hiç yaşanmamış bir aşka duyduğum özlembir gün anlamsızlaşacaksaduyduğum bütün özlemleri anlamlandıracakmavi gözlü bir meleğe ihtiyaç duyuyorum... mustafa eraslan / yirmidörtmayısikibinyedi sıfırsıfırelliikiafyonkarahisar / Devamı

Değinmeler -5-

2009-07-26 22:55:00

/.Herhangi bir resme baktığınız zaman,o resimde gereksiz imgeler çarpar mı sizin de gözünüze?O imgelerin sadece yer doldurmak için konulmuş olduğunudüşünür müsünüz siz de benim gibi?Eğer baktığınız resim iyi bir ressamın elinden çıkan bir resimsehiçbir ayrıntı gereksiz değildir.Tıpkı hayatınız gibi.Eğer iyi bir hayat yaşadıysanız hiçbir ayrıntısı gereksiz değildirve bütünü oluştururken çok önemli bir yer kaplıyordur her yaşadığınız.Ama eğer kötü bir hayatsa yaşadığınız,işte o zaman resimde göze çarpan gereksiz imgelerhayatınızda da size çarpar. /.Hiç tanımadığınız insanlara karşıistemsiz bir sevgi beslediğiniz oluyor mu?İlk defa karşılaştığınız vebir daha hiçbir zaman da göremeyeceğinizi bildiğiniz insanlarınhayatınıza girmesini ister misiniz?Bir sıcak gülümseyiş,güzel gözlerin içinden yükselen içtenlik,mimiklerdeki derin anlam sizi de çekmeyi başarır mı?Bazen bunu yaşadığımı hissediyorum.Daha doğru bir ifadeyle o anda fark etmediğim duyguları çok sonra hissedip,her kaçırdığım insanda üzüntü yaşıyorum.Elimde olmayan pişmanlıklara takılıyorum. /.Bazıları ilgisizlikten sıkılır,gider, kendisiyle ilgilenecek yeni birini bulur;bazılarıysa fazla ilgiden sıkılır,kendisinin ilgileneceği,ilgisiz birini bulur. /.Bunca yıllık medeniyet boşa,her insan kendi ilkelliğiyle doğup,kendi medeniyetini kuruyor. /.Aşk özlemle ilgilidir.Beklemeyi becerememektir aşk... Aceleci olmaktır.Aşk, özlemin yağında kavrulup,beklemeye bırakıldığı sürece güzeldir. /.merak ettiklerim Bir düşüncekaç farklı insanın zihninden geçtikten sonra gün ışığına çıkar.Yeni sandığımız fikirlerden kaçıdaha önce birileri tarafından düşünülmüştür.İnsanlığın başlangıcından günümüz... Devamı

Şiir Düşü 3

2009-07-24 20:03:00

Son günlerde Ahmet Güntan tartışılmaya başlandı. 2005 yılında yazdığı "Parçalı Ham Manifesto"ya uygun olarak sürdürdüğü şiir anlayışı, Ahmet Hakan'ın bir köşe yazısıyla tartışmaya açıldı. Aslında tartışılan Ahmet Güntan'ın bir şiiri fakat bu şiir üzerinden şiir anlayışı da tartışılıyor.Ahmet Güntan'ın 2005 yılının kasım ayında kitap-lık'ta yayınladığı manifestoya kolaylıkla ulaştım. Dergi biriktirmenin en güzel yanı bu...İlk okuduğumda da ilginç gelmiş, üzerinde biraz durmuştum ve Ahmet Güntan'ın şiirlerini inceledikten sonra bu manifestonun hoşuma giden şiir anlayışından uzak olduğunu düşünmüştüm. Başta kitap-lık olmak üzere Ahmet Güntan'ın dergilerde karşıma çıkan şiirlerini okurdum. Bunun ötesinde şiirinin üzerine çok eğilmedim, fakat Ahmet Güntan'ın şiire büyük emek harcadığını ve şiir üzerine farklı düşüncelere sahip olduğunu biliyorum.Manifestoyu inceleyince de bu farkı görmek mümkün. Özellikle Fütürist manifestonun da yayınlanışının 100. yılı olması ve ne yazık ki ülkemizde bir akıma dönüşecek çok az manifesto yayınlanmış olması nedeniyle de Parçalı Ham Manifesto önemli. Gerçi 2005 yılından beri bu manifestoyu kabul eden ve manifestonun istediği şekilde şiir yazan ikinci bir şair var mı, onu bilmiyorum. Ama bazı şairlerin Ahmet Güntan gibi bir şiir işçisini, özellikle de bir köşe yazarının ortaya attığı fikirden ötürü eleştirmeye kalkmasını anlayamıyorum. Tuna BAŞAR  / onbirmayısikibindokuzAfyonkarahisar /... Devamı

Düşbükeyler -VIII-

2009-07-22 20:30:00

özlem -VI- zihnimi sürekli kemiren takıntılarımahiçbir anını unutmadığım özel günlerekarşımda "imkansız" diye bağıran roman kahramanımave hiç yaşanmamış bir hayata özlem duyuyorum mustafa eraslan Devamı

Alıştırmalar 2

2009-07-20 00:32:00

aşk ve dostluk birlikteliği üzerine bir şiir alıştırması... "...yorgun zamanların gece vardiyasındakaçamak bir sigara dumanı kadar gizemliyalnız bir yıldız gibi şehir ışıkları arasında kaybolanyazdıkça çoğalanbir aşk mıydı dostluk değirmeninde öğüttüğümüzbir aşk mıydı ürkekçe yaklaştığımızbir aşk mıydı farkında olmadan büyüttüğümüz...tuna başar " Devamı

Düşbükeyler -VII-

2009-06-26 18:15:00

özlem -V- bir ocak akşamında yitirdiğim masal gözlü güzelesiyah bir defterin arasında unuttuğum beyaz karanfileuğrunda alışkanlıklarımdan vazgeçtiğim smyrna düşüneve hiç yaşanmamış bir hayata özlem duyuyorum mustafa eraslan Devamı

Şiir Düşü 2

2009-06-21 21:16:00

Şiir Düşü için birkaç kitap, antoloji ve dergiyi başucuma yerleştirdim. Özellikle şiir üzerine yazılan kitaplara öncelik veriyorum. Enis Batur "Smokinli Berduş", küçük İskender "Eflatun Sufleler" ve "Rimbaud'ya Akıl Notları, Özdemir İnce "Şiir ve Gerçeklik", Veysel Çolak "Şiir Nedir ve Nasıl Yazılır?", İsmet Özel "Şiir Kitabı", Metin Altıok "Şiirin İlk Atlası", Mayakovski "Şiir Nasıl Yazılır?"... Bunun yanında YKY'nin son beş yılda çıkardığı yıllıklar, son üç yılın Şiir Defteri yıllığı ve özellikle Yasakmeyve, Varlık, kitap-lık, Hürriyet Gösteri başta olmak üzere son beş yılın dergilerindeki şiir üzerine yazılanlar ve şiirler.Tabii ki Nâzım'dan Cemal Süreya'ya, Ece Ayhan'dan İlhan Berk'e, Orhan Veli'den Oktay Rifat'a, Enis Batur'dan küçük İskender'e, Sennur Sezer'den Gülsüm Cengiz'e, Nilgün Marmara'dan Birhan Keskin'e Türk şiirinin son 70 yılının yakın tanığı olan şairlerin kitapları.Dünya şiirine yön veren Shakespeare'den Hayyam'a, Paul Verlaine'den Rimbaud'a, Mayakovski'den Neruda'ya, Rilke'den Adonis'e, Seferis'ten Ritsos'a uzanan şairlerin kitaplarıyla da Şiir Düşü'ne iyi bir hazırlık yapıyorum. Tuna BAŞAR... Devamı

Düşbükeyler -VI-

2009-06-21 21:02:00

özlem -IV- geçmişin sularıyla yeşeren tecrübelerimegeleceğin karanlığıyla şekillenen hayallerimeasla ulaşamayacağım "renkli" yıldızave hiç yaşanmamış bir hayata özlem duyuyorum mustafa eraslan Devamı

Seyir Defteri VII

2009-06-19 15:29:00

Duvara Karşı Biri karısından ayrılmış, alkol ve uyuşturucu bağımlısı bir adam; diğeri ise ailesinin baskısından yılıp intihara teşebbüs eden bir kadın... Yolları bir psikiyatri kliniğinde kesişir ve kızın, ailesinden kurtulmak için, adama yaptığı evlenme teklifi, kızın ısrarları ve adamın kendine yeni bir hayat kurma isteğiyle gerçekleşir.İki Türk'ün Almanya'da kendi geleneklerine ve topluma yabancılaşıp, kendi doğrularıyla kurdukları hayatlarında -ki bu hayatlar yıkık dökük bir binaya benziyor- duvara karşı duruşları...Fatih Akın, Almanya'da yetişen biri olarak, oradaki Türklerin durumunu beyazperdeye çok başarılı bir şekilde yansıtmış. Türk kültürünü de, özellikle Alman seyirciler başta olmak üzere, tüm dünyaya göstermeye çalışıyor. Türk gelenekleri, Türk yemekleri, Türk rakısı, Türk müzikleri ve tabii ki muhteşem İstanbul manzarası...Özellikle müzik konusunda tam anlamıyla bir seçki sunmaya çalışmış. Türk sanat müziğinden popa, türküden arabeske kadar... Kimi yerlerde müzikler biraz abartılı gibi gelse de genel olarak kullanılan müzikler, verilmek istenen duyguyu iyi yansıtmış. Bazı yerlerde de sanki Almanya'da Türklere uygulanan kültür baskısının öcünü almaya çalışır gibi çok fazla Türk motifleri kullanılmış filmde. Almanya'da yaşayıp, Türk kültürüne katkı yapan bir yönetmen için de bu kadarı çok görülmesin.Berlin'de Altın Ayı kazanan bu film "Yaşamın Kıyısında"ki kadar derin etki bırakmamış olsa da bende, yine de Fatih Akın gibi bir yönetmenin ileride neler yapabileceğinin ilk işaretleri bu filmde gizliymiş gibi geliyor bana.Özellikle Birol Ünel'in oyunculuğuna değinmeden geçemeyeceğim. Kendi diline bile yabancılaşmış yalnız bir adamın portresini çok ba... Devamı